İZİN YOLU SETİ
İlk göç anlaşmasının imzalandığı 1961 yılından hemen sonra daha 1962 yılında başladı “izin yolculukları”. O dönem “misafir işçiler” kısıtlı imkanları, dönemin araçları ve yine dönemin zorlu yollarında yolculuk yaptılar Türkiye’ye doğru.
O yıllarda yaşanan trafik kazaları, yollarda karşılaşılan zorluklar, iletişim olanaklarının yetersizliği ve güzergahtaki ülkelerin yaşattığı sıkıntılara rağmen vatan hasretiyle çıkılan bu yolculuklar hiç aksamadı.
O dönem havayolu ulaşımı imkanlarının da henüz yeterli seviyeye gelmemiş olması karayolu tercihini öne çıkarıyordu. Bugün arşiv fotoğraflarında o yıllara ait izin yolu fotoğraflarını ve yaşanan zorlukları görmek mümkün.
60 yılı aşkın bir süredir her yıl tekrarlanan bu yolculukların katılımcı sayıları giderek arttı. Güzergahtaki ülkelerin haritaları, isimleri, statüleri, ekonomik durumları gibi bir çok unsur değişti. Yıllar geçti ama Türkiye yolculuğunun, izin yolcularına yaşattığı duygular hiç değişmedi.
O yıllardan bu güne kadar her yıl yaz ayları geldiğinde Türkiye’nin dört bir yanında yabancı plakalı araçları görmek mümkün. Bu aynı zamanda Türkiye ekonomisine çok büyük bir “girdi” anlamına da geliyor. Üstelik bu katkı sadece tatil bölgeleriyle de sınırlı değil. En ücra köylere kadar ulaşıyor.
İlk yıllarda izin yolculuğu yapanların büyük çoğunluğu bugün hayatta değil. Onların çocukları ve torunları artık büyüklerini Türkiye seyehatlerinde mezarları başında ziyaret edip dua ediyorlar. Bu da bitmeyen göçün biraz hüzünlü ve bir o kadar da üzerinde düşünülmeye değer boyutu.
Özellikle son yıllarda ekonomik şartlar, iletişim ve ulaşım sektöründe yaşanan gelişmeler, izin yolculukları ve alışkanlıklarda da değişiklikler ortaya koyuyor. Türkiye dışında izin dönemlerini değerlendirenlerin sayısı her geçen yıl artıyor. Türkiye izin dönemlerini memleketlerinde ve köylerinde geçirmek yerine tatil beldelerinde geçirenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Tüm bu yönleriyle “izin yolculuğu” adını verdiğimiz insanlık tarihinin en özgün göç hareketi yıllara sari olarak incelenmeye, araştırılmaya ve akademik çalışmalara konu olmaya değer çok önemli bir olgu.
Bu eser, alanında yapılmış ilk ve kapsamlı rehber niteliğiyle belki de bu tür çalışmalara öncülük edecek, dayanak oluşturacak ve arşivlere “köklere yapılan yolculuk” için notlar düşecek bir rehberdir.